
Kokunun nörobiyolojik bir kestirme yolla doğrudan amigdala ve hipokampusa ulaşarak bizi geçmişin unutulmaz anılarına ve duygularına taşıyan büyüleyici gücünü ele alan, zihnin derinliklerini ve insan olma deneyimini keşfetmeye davet eden ilham verici bir yazı
Çözünebilen kahvenin karton bardağa dökülmesi, adeta sert zemine düşen minik taş tanecikleri gibi ses çıkarmıştı. Ardından dumanı tüten kaynar suyla buluşmasıyla havaya salınan koku tanecikleri, birbiri ardına pek çok anıyı çağrıştırmıştı. Peki bu sihir gibi etki sahi nasıl oluyordu?
Hiçbir çaba harcamadan, tek bir nefes alışla burun deliklerinden giren kokuyla gerçekleşen zaman yolculuğu, insan zihninin oynadığı en büyüleyici oyunlardan biridir. Gelin beraber bunun nasıl mümkün olduğuna bakalım.
Proust Etkisi ve Zaman Kapsülleri
Edebiyatta Marcel Proust’un, Kayıp Zamanın İzinde romanında ıhlamur çayına batırdığı bir madlen kekin kokusu ve tadıyla birlikte çocukluğuna, Kombray’deki o eski pazar sabahlarına ışınlanmasıyla ölümsüzleşen bu fenomen, psikolojide “Proust Etkisi” olarak bilinir.
Diğer tüm duyularımız bir mantık süzgecinden geçtikten sonra işlenirken kokunun yolculuğu ise bambaşkadır. Bir sesi veya görüntüyü zamanla unutup hatırlamakta zorlanabiliriz; lakin bir koku, saklandığı yerde bir kapsül içerisinde korunan gizli bir hazine misali hiç bozulmadan “o günkü duygusu” ile çıkagelir. Peki bu yarı davetsiz misafire bilim ne söylüyor?
Kokunun Gücü: Bilim Ne Söylüyor?
Yaşanan bu his bir yansılsama değil arkasında güçlü bir nörobiyolojik gerçek yatmaktadır. Görme, işitme ve dokunma duyularından gelen bilgiler beyinde önce “Thalamus” adı verilen bir yerde işlenip değerlendirilir. Ancak koku duyusu buraya hiç uğramaz.
Koku molekülleri, koku soğanından geçerek beynimizin duygusal hafıza merkezi olan “amigdala” ve hafıza deposu olan “Hipokampus’a” doğrudan taşınır. Yani koku; duyularımızın, anılarımızın ve aidiyetlerimizin tam kalbine giden kestirme bir yoldur. Bu yüzden bir koku duyduğumuzda düşünmeyiz; önce hissederiz.
Koku ve Ruh Halimiz
Kokunun anıları çağırmanın ötesinde işlevleri de vardır. Doğrudan anlık ruh halimizi, stres seviyemizi ve enerjimizi de yönetir. Bulunduğumuz ortamdaki çeşitli kokular zaman zaman zihnimizi sakinleştirir, odaklanmayı ve zihinsel berraklığı artırır, bedenimizi gevşetir ve uyumayı kolaylaştırır. Gözle görünmeyen, elle tutulamayan, doğrudan bir aletle ölçülemeyen bu büyülü duyu hayatımızda düşündüğümüzden çok daha etkili. Ne yazık ki her koku olumlu his ve deneyimlerle bağlantılı değil. Fakat yine zihnimizin ve bedenimizin o mucizevi yapısı sayesinde bu olumsuz anı bağlarını yeniden işlemleyebilmek; zihnin kodlarını yeniden yazmak mümkün.
Son Bir Nefes
Ve burası; tam da bu kestirme yolların, zihnimizin derinliklerinin, duygularımızın ve insan olma deneyiminin peşine düşmek, insanı keşfetme yolculuğuna daha yakından bakmak için açıldı. Kendimizi, anılarımızı, duygularımızı ve davranışlarımızı anlamlandırmak; kimi zaman bilimsel bir veriyle, kimi zaman bir kitapla veya filmle bu yolda birlikte yürümek adına…
Peki sizin için en unutulmaz anınıza ya da çocukluğunuza giden yolun koku kapsülü nedir?
İlk yorumu siz bırakın
İsim vermek zorunda değilsiniz. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görünür.